Saç ekiminde kullanılan donör bölgedeki saçlar genellikle DHT'ye daha dirençli saçlardır, ancak bu "asla dökülmez" anlamına gelmez. Kişinin genetik yapısı, yaşı, dökülme tipi ve DHT hassasiyeti bu süreçte önemli rol oynar.
Bazı kişiler yıllarca çok iyi sonuçlarını koruyabilirken, bazı kişilerde zaman içinde ekilen veya mevcut saçlarda incelme ve seyrelme görülebilir. Zaten forumlarda da bunun örneklerini görüyoruz; yıllar önce çok başarılı ekim yaptırmış, ilk dönemlerde çok memnun kalmış kişilerin zaman içerisinde tekrar gelip saç yoğunluğunun azaldığını paylaştığı durumlar oluyor.
Buradaki kritik nokta şu; saç ekimi sadece o günkü görüntüyü düzeltmek değildir. Uzun vadeli planlama gerektirir. Mevcut saçların durumu, kişinin gelecekteki dökülme ihtimali ve gerekirse medikal destek seçenekleri mutlaka hesaba katılmalıdır.
"Ekilen saç kesin ömür boyu kalır" demek fazla iddialı bir söylemdir. Daha doğru yaklaşım, ekilen saçların genellikle uzun süre kalıcılık gösterebildiği ancak kişisel faktörlere bağlı olarak zaman içinde değişimler yaşanabileceğinin bilinmesidir.
Bu yüzden saç ekiminde sadece ekim gününe değil, 5-10-15 yıl sonrasına göre plan yapmak gerekir.