Dostum merhaba,
Seni çok iyi anlıyorum; o aynaya her bakışta ön çizginin simetrisine, şakakların boşluğuna takılmak, saçına şekil verememek insanı bir süre sonra gerçekten yoruyor. "Şuraya bir el attırayım da bu defter kapansın" düşüncesi çok insani ama sana bir dost tavsiyesi: Saç ekiminde maalesef "defter kapatmak" diye bir şey yok, hele ki senin gibi mevcut saçı gayet iyi olan birinde durum daha da hassas.
Eğer bu kısımda bir işlem yapılması durumunda senin şu an arkadaki doğal saçların metrekarede çok ciddi bir yoğunluğa sahip, yani kendi saçların gür. Ancak saç ekiminde, arkada alınan greftler ön tarafa hiçbir zama doğanın sana verdiği o orijinal sıklıkta ekilemez. Kanallar ne kadar sık açılırsa açılsın, köklerin beslenebilmesi için aralarında boşluklar kalmak zorundadır. Bu da üst taraftaki sıklığı sana maalesef sağlayamayacaktır. Ön tarafa ekim olursa, arkadaki kendi yoğun ve gür saçınla, öndeki o ekim sıklığı arasında bariz bir yoğunluk farkı illa belli olacaktır. ( Bu durum uzun kullanımda tolere edebilmektedir) Saçım şekil almıyor diye girdiğin bu yolda bu sefer önü neden arkası gibi sık durmuyor diye daha çok kafaya takmaya başlayabilirsin.
Bununla birlikte hadi ön tarafı ektirdin diyelim 5-10 yıl sonra dökülmen devam ederse o gür saçların döküldüğünde önde sadece ekilen saçlar adacık gibi kalır. O zaman o boşalan yerleri kapatmak için arkadaki saçı bu alan için boş yere harcamış olabilirsin. Bu durumla birlikte yaptıracağın yer ne kadar profesyonel bir iş çıkartacak ve ön hatta doğal görünümü sana sağlayabilecek mi sorusu ön plana çıkıyor. Bu sefer ön hat çizgini çok kötü bir durumda yaparlar ve sen yaptıracağına pişman olabilirsin.
Benim sana samimi önerim: şu anki saçların inan birçok insanın ekimle bile hayal edemeyeceği kadar iyi durumda. Macera arayıp o güzelim donör bölgesini ve mevcut saçlarını riske atma. Eğer ön çizgin görüntüsü seni psikolojik olarak cidden çok zorluyorsa ancak o zaman çok ama çok ufak bir dokunuşla bir saç ekimi olabilir.