Gönderen Konu: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu  (Okunma sayısı 3024 defa)

oralminoxidil

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 625
Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« : 07 Ocak 2021, 21:55:33 »
----UYARI----
Bu yazılar bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. İnternetteki bilgilere dayanılarak yapılan bilinçsiz uygulamalar ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Lütfen tedavinizin yönetilmesi için bir hekime başvurunuz.
----UYARI----


Öncelikle yazıya geçmeden önce şunu belirteyim ben doktor değilim ve bu yazıyı yazma amacım yanlış bilinen bilgileri düzeltmek, bilgi kirliliğini azaltmak. Olabildiğince detaylı anlattım her konuya değindim(hissedilmeyecek kadar fark yaratan konulara girmedim) muhtemelen göreceğiniz en kapsamlı ve doğru kılavuz olacak. Bu bilgileri 15 yaşında bilseydim muhtemelen hiç AGA ile karşılaşmazdım. Çoğunlukla kaynaklı olacak şekilde yıllardır okuduğum makaleler ve tecrübelerime dayanarak yazıyorum. Yıllarca saç dökülmesi üzerine araştırmalar yaptım, işe yaramaz  yağlara,losyonlara,takviyelere binlerce lira bayıldım. Bu yazımda genellikle yabancı makaleleri tercüme edip bir araya getirdim ,ek olarak bildiklerimi ve tecrübelerimi yazdım. AGA hakkında bilgisi olmayan birisi bu yazıyı okuduktan sonra çoğu dermatologdan daha bilgili olacak.Kaynak vermediğim şeyleri araştırabilirsiniz ama lütfen sadece kanıtlanmış kaynakları kullanın.

Değinmemişsin dediğiniz kısımları belirtirseniz günceller, geliştiririm. Kendimce Üç bölüme ayırdım.

1- Saç neden dökülür? Neden Genetik Kaderimiz Değildir?(Bence en önemli kısım)
2- Yapılması/uzak durulması gerekenler
3- İlaçlar ve tedaviler


----UYARI----
Bu yazılar bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.İnternetteki bilgilere dayanılarak yapılan bilinçsiz uygulamalar ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Lütfen tedavinizin yönetilmesi için bir hekime başvurunuz.
----UYARI----

----------------------------------------------------- 1.BÖLÜM-----------------------------------------------------
Saç Neden Dökülür ?
Hızlı bir özet
Saç dökülmesi kronik bir hastalıktır tıpkı diyabet, prostat, kanser, kalp rahatsızları gibi. Bu hastalıkların bilinen bir çözümü yok ama bilinen bir nedeni var.Vücudumuzdaki kronik inflamasyon(iltihap) zamanla bu tür hastalıklara neden oluyor. Bizim yapmamız gereken şey ilk başta bu inflamasyonun (iltihabın) oluşmasını engellemek. Türkiyede çoğu kişinin glutene ve süte intoleransı vardır ,AGA ile uğraşıyorsanız büyük ihtimal sizin de var. Bu ikisini hayatınızdan çıkarırsanız büyük ölçüde rahatlayacaksınız. Saç dökülmesinde kullanılan ilaçların prostat, kalp rahatsızlığı, kanser hastalığı( AGA için düşük dozda araştırmalar yapılıyor) olması tesadüf değildir.
Yine yanlış bilinen bir konu DHT saç dökülmesinin bir nedeni veya sonucu değildir sadece bir aracıdır. DHT anti-inflamatuar özelliği sayesinde saçımızdaki inflamasyonu azaltır yani DHT bize aslında iyilik yapıyor. DHT kıl uzamasından sorumludur.

Geniş Anlatım
Şimdi iki terim var bilmemiz gereken. İlki kalsifikasyon bu kireçlenme anlamına geliyor. İkincisi saç derisinde fibroz bu da bağ dokunun kafamıza rastgele bir şekilde yerleşmesi oluyor. Bu ikisi  saç dökülmesinden önce kafamızda meydana gelen şeyler. Bir çok kişi kafasının büyüdüğünü farketmiştir. Aynı zamanda kellerin kafasının parlamasının sebebi de budur. Vücudumuzda başka parlayan bir bölge var mı ? Evet parmak eklemlerimiz de parlıyor ve parmak eklemlerimizin üstünde kıl olmaz. Sağlıklı saç derisi yavaş yavaş parmak eklemlerimizdeki dokuya dönüşüyor.Bunun neden gerçekleştiğine ilerde değineceğim. Fibrozisle ilgili bir hastalık  daha var: Skleroderma.

Yine bu hastalıkta rastgele bir şekilde genelde ellerde fibroz oluyor. Saçlı deride yaşanan skleroderma ise yine saç dökülmesine neden oluyor. Kaynakta resimler var [1]

Fazla kollajen ve fibroz kan akışını kısıtlar. Kellerin kafasında dah az kan akışı tespit edilmiştir.[2] Yine skloderma hastalığında kan akışının düştüğüne dair kaynak. [3]  Düşen kan akışıyla beraber oksijen seviyesi de azalır. Saçlı deride oksijenin  düştüğüne dair kaynak [4]. Yine bu araştırmada saçın dökülen kısmı, dökülmeyen kısmının %60'ı kadar oksijen seviyesine sahip[5].
Saç foliküllerine  giden kanı engelleyen tek şey fibroz değil bir de kalsifikasyon var yani kireçlenme [6]. Kireçlenme yaşlandıkça artan hayatın bir parçası olarak görülüyor ama tamamen yanlış [7]. Kireçlenme ve fibroz birbiriyle bağlantılı değil ikisi de ayrı bir olay birbirlerinin nedeni  veya sonucu değiller(şu ana kadar bir bağlantı bulunamadı). Erkeklerin damarlarında kireçlenme olma olasılığı kadınların 2 katı![8] Bunun altında yatan en büyük şüpheli DHT. Farelerde DHT enjeksiyonu damardaki kireçlenmeyi 4 kata kadar arttırdı[9]. Fakat insanlarda DHT tek başına bir sorun değil. Androjen reseptörlerinin artması da  kireçlenme ile ilişkilendirildi[10].Androjen reseptörü-hormon ilişkisini yap-boz gibi düşünebilirsiniz. Artan androjen reseptörleri kalpte fibroza da neden oluyor[11]. Kellerin 3 kat fazla kalp krizi riski taşıması şaşırılacak bir şey değil. Peki aynı DHT vücudumuzda kılları uzatırken, fibroza neden olmazken, kireçlenmeye sebep olmazken neden saçlı deride sebep oluyor?
Malesef  tam olarak bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey var eğer androjen reseptörleri olmayan farelere DHT enjekte edersek kireçlenme oluşmuyor[12].Yani yüzümüzde, vücudumuzda bunu düzenleyen bir çok şey var bunlar çoğunlukla proteinler (resimdeki gibi)

İndükleyicilerin hepsi saç dökülmesiyle bağdaşlaştırılmıştır aynı zamanda. Saç dökülmesi için bilinen üç şey var şu anda.
Artmış DHT + Artmış Androjen Reseptörleri + Dengesiz Kireçlenme Düzenleyicileri

Kısa süreli inflamasyon(Mikroiğneleme ve masaj) bizim için yararlı iken kronik iltihap(inflamasyon) bizim için zararlı ve sürekli durdurmamız gerekiyor. DHT aslında bize yardımcı oluyor[13].

Kireçlenme ve fibroz artan kronik inflamasyonun sonucu olarak ortaya çıkıyor.Saç dökülmesi ilaçlarının tamamen işe yaramamasının nedeni de bu.Kireçlenme ve fibroz, saç iyileşmesinin önündeki en büyük iki engeldir.
Finasteride gibi ilaçlar kafa derisindeki DHT'yi azaltır, ancak kafa derilerimizde zaten mevcut olan herhangi bir kireçlenme ve fibrozu tersine çevirmek için çok az şey yaparlar. Sonuç olarak, çoğu saç dökülmesi ilacı sadece saç dökülmesini yavaşlatır veya durdurur.

SAÇ DÖKÜLMESİ VE GENETİK

Biraz genetik kısmına değinelim. Androjenik alopesi ile ilgili kesin genler henüz keşfedilmemiştir.  Muhtemelen poligenik bir bozukluktur , yani gelişiminin yatkınlığında rol oynayan birçok gen varyansı vardır[14]. Yeni araştırmalar AGA, kanser, prostat vb. hastalıklarda genetiğin payının sadece yüzde 10 olduğunu gösteriyor[15]. Yani %90 çevresel nedenlerden kaynaklanıyor(Epigenetik).Genetik yatkınlığınızı 23andme.com gibi sitelerden test edebilirsiniz. 10 adet kellik geni taşıyan, AGA tespiti konulan, ailesinin çoğu kel olan perfecthairhealth kurucusunun saçı

Yine tek yumurta ikizlerinin saçları arasındaki fark.

Çoğu inanışın aksine saç dökülmesi durdururabilir , tersine çevrilebilir. Genetiğimizde saç dökülmesi olması bunu değiştiremeyeceğimiz anlamına gelmez, buna gen ifadesi denir.
Örneklere bakalım. Bir zamanlar genleri nedeniyle obezite yaşamına mahkum olduğuna inanılan bir fare ırkı olan agouti fareleri.Kürk rengini belirleyen bir gen olan "agouti" geni olarak bilinen bir gen içinde bir mutasyona sahiptirler. Normal farelerin rengi kahverengiden siyaha değişir. Ancak bu mutasyon, agouti farelerini sarı yapar.

Bu agouti fareleri aynı zamanda obez, açgözlüdür ve kalp hastalığı, kanser ve şeker hastalığından erken ölme olasılığı çok daha yüksektir . Bu, aşırı durumlarda, "ölümcül alel" olarak bilinen bir mutasyondur. Bilim adamları eğer bir agouti faresine erken gelişimi sırasında (yani hala rahim içindeyken) mega dozlarda belirli besinleri verebilselerdi , o zaman bu erken beslenme kazanımlarının farenin daha uzun yaşamasına yardımcı olacağına inanıyordu . Agouti faresi hala sarı olarak doğacaktı, ama belki bu kadar kilolu olmazlar ya da bu kadar genç ölmezlerdi. Böylece agouti dişi farelerini iki gruba ayırdılar, her birini iki farklı diyetle beslediler ve sonra onları hamile bıraktılar. Bir anne grubuna standart bir laboratuar faresi diyeti verildi. Diğer anne grubu hamilelikten iki hafta önce ve hamilelik sırasında B-12 vitamini, folik asit, betain ve kolin yönünden zengin bir diyetle beslendi. Dişiler çiftleştirildi ve yirmi gün sonra her grup doğurmaya hazırdı. Bu agouti anneler doğum yaptığında, araştırmacılar iki şey keşfetti:
Laboratuvar faresi diyeti ile beslenen grupta bebekler sarı ve şişman (beklendiği gibi) doğdu.
Besin açısından zengin bir diyetle beslenen grupta bebeklerin çoğu kahverengi ve sıska doğdu (normal fare)
Bu kardeşler genetik olarak özdeş. Nasıl bu kadar farklı görünebilirler?
Mega dozda besinle beslenen Agouti grubu, genetik kadere meydan okudu. Sarı ve kilolu doğmaları gerekiyordu. Bunun yerine kahverengi ve sıska doğdular - tıpkı agouti gen mutasyonu olmayan fareler gibi .
Bu nasıl mümkün olabilir? Agouti geni değiştirilemez. Tıpkı herkesin dediği gibi "Genetikle savaşamazsın".
Doktorların genler hakkında bahsetmediği bir şey var: aktive olabilir veya inaktive olabilirler. Epigenetik budur - gen ifadesinin incelenmesi. Bu agouti fare çalışması bir dönüm noktasıydı. Neden?
Gen ifadesini kontrol edebileceğimizi kanıtladı. Fareleri sarı ve şişman yapan geni, sadece daha iyi doğum öncesi beslenme kullanarak kapatabildik .Bu, metilasyon adı verilen bir işlemle mümkündür. Agouti fareleri çalışmasını yürütmeden önce, araştırmacılar agouti geninin "metillenmemiş" olduğunu ortaya çıkardılar. Bu ne anlama geliyor?Sarı farelerde agouti geninin her zaman "açık" olduğu anlamına gelir. Her zaman farenin hücrelerinde aktive edildi.
Araştırmacılar ayrıca, metil donörlerin - belirli gıdalarda bulunan bileşiklerin - belirli genleri potansiyel olarak "metilleştirebileceğini" veya onları kapatabileceğini biliyorlardı.
 
Metilasyon Genlerin İfadesini Nasıl Değiştirir?
Basitçe söylemek gerekirse, her hücrenin içinde DNA ve DNA'nın içinde genler vardır. Yemek yediğimizde, hücrelerimiz o besini enerji için parçalar. Bu gıda da metil donörleri içeriyorsa, bu metil donörleri de hücrelerimize girecek ve DNA'mızın üstünde küçük kimyasal etiketler bırakacaktır. Bu kimyasal etiketler, hücreye hangi genleri açması veya kapatması gerektiğini söyler.
Metillenmemiş bir gen etkindir veya açılır (yukarı regüle edilmiş). Metillenmiş bir gen kapatılır veya inaktive edilir (aşağı regüle edilir).
Metil vericiler içeren yüksek diyetler sadece agouti genini metillemekle kalmadı, TAMAMEN KAPATTI . Daha da ilginci, bu kahverengi, sağlıklı agouti  yavruları çoğaldığında, tüylerinin rengini verdiler! Bebekleri de kahverengiydi.Bu sonuçlar genetik anlayışımızı sonsuza kadar değiştirdi. Gen ifadenizi kontrol edebilirsiniz. Genler vücudunuzun planları olabilir, ancak genler kaderinizi belirlemez.Daha da ilginç bir şekilde, yeni araştırmalar epigenetik farklılıkların neden bir ikizin diğerinden daha hızlı ve bazen de hiç kelleşmediğini açıklayabileceğini gösteriyor[16].
Gen ifadesini kötü etkileyen şeyler
1- Alkol
2- Tütün dumanı
3- Uzun süreli uykusuzluk vb.
İyi olanlar ise
1- Egzersiz
2- Meditasyon
3-Bağırsak bakterilerinin sağlıklı olması vb.

Nadir görülen bir kanser için geni taşıyabiliriz, ancak bu geni asla aktive etmeyen şekillerde yaşarsak, o kanseri geliştirmemiz gerekmez. Aynısı saç dökülmesi için de geçerlidir. Genetikle ilgili umarım düşünceleriniz değişmiştir. İsteyenler insan genom projesiyle ilgili çok daha büyük araştırmalar yapabilirler.

Hala AGA' da bilinmeyen şeyler var malesef:
1- Tam olarak hangi genlerin neden olduğu
2- Saçsız deri bölgelerinde DHT'nin artmasına ne sebep olur?
3- DHT saç köklerini tam olarak nasıl küçültür?
Kimse emin değil. Elimizdeki en yakın cevaplar (şimdiye kadar yapılan araştırmalar) DHT'den ve onun dönüştürücü büyüme faktörü beta 1 (TGF-ß1) adı verilen bir sinyal proteinine olan bağlantısından geliyor. In vitro çalışmalar, bu süreçlerde bir büyüme faktörü olan TGF-ß1'in rolünü güçlü bir şekilde göstermektedir.TGF-ß1'in vücuttaki birincil rollerinden biri, hem yara iyileşmesini hem de fibröz skar dokusunun birikmesini teşvik etmektir.Bu nedenle, yüksek TGF-ß1 aktivitesi muhtemelen AGA folikülünün minyatürleştirilmesinde rol oynar ve hatta sürece katkıda bulunabilir.Esasen, artan androjen aktivitesi, TGF-ß1 ekspresyonunu arttırır ve TGF-ß1, androjen aktivitesini şiddetlendirir. Bu geribildirim döngüsü, AGA ilerlemesini destekleyebilecek bir kısır döngü yaratır.   Basit bir dille anlatmak gerekirse eğer vücudumuzda ufak bir kesik olursa hiç iz kalmadan vücut bunu düzeltir ama daha derin bir kesik olursa vücut ne yapacağını bilemez ve rastegele fibroz dokularla orayı doldurur. Derin kesiklerde yara izi kalır. Saçlı deride de olan da bu.
4- DHT neden vücut ve yüz kıllarının büyümesi ile ilişkilidir?
İronik olarak, bu  hormon yüz ve vücut tüylerinin büyümesini de arttırır. Bu, sakal köklerinde 3-5 kat daha yüksek 5 alfa-redüktaz aktivitesine rağmen meydana gelir.
5-Neden androjenik alopesiye ait bir model var (önce şakaklar sonra tepe ve  ardından tamamen kellik) ?
Kimse emin değil ama olabildiği kadar açıklayacağım.

Saç Derisi Gerilme Teorisi

Saç ekimi ilk çıktığında bu teoriyi çürüttüğü düşünülüyordu çünkü ensedeki saçların DHT'ye dayanıklı olduğu varsayılıyordu. (Tepede saç yokken 1mm altında saç olması aslında bu düşünceyi direkt olarak bozuyor.Bütün foliküller aynı derecede DHT'ye duyarlıdır.). Daha sonra ekilen saçların da yıllar içinde dökülmesi gerçeği ortaya çıkardı.

Yukardaki resim kafada en çok gerilen yerleri gösteriyor. Erkek tipi dökülmeyle aynı:)
Araştırmalar saçsız erkek ve kadınların saçı dökülmeyenlere göre kronik olarak daha sıkı kafa derilerine sahip olma eğiliminde olduğunu gösteriyor.Vücudun her tarafında, aşırı doku gerilimi, yara dokusu oluşumuna yol açan iltihaplı bir tepkiye neden olabilir. Bunu Graves hastalığı olan hastaların göz kapaklarında, prostat büyümesinde ve skleroderma olan kişilerin el dokularında gördük. Sonuç olarak: daha fazla doku gerginliği, daha fazla iltihaplanma, daha fazla skar(yara dokusu) dokusu.  Yara dokusu yerleştikçe eş zamanlı olarak kanı, oksijeni ve besinleri  dokulara sınırlı gönderir. Aynı  şekilde bunlar saç derisinde de görülüyor. Aslında, bunları aynı kalıp ve ilerlemede görüyoruz.(yukarıdaki resim)
Gerginlik iltihaplanmaya neden olur, iltihaplanma yara dokusunu uyandırır, yara dokusu oksijeni ve besinleri saç köklerine kısıtlar ve bu, sonunda saç köklerini yavaşça küçültür, ta ki sonunda ... kellik ile kalırız. Bu nedenle, en basit haliyle, kafa derisi gerginliği-androjenik alopesi teorisi şuna benzer:

Saçlı deri dokusu gerginliği >> iltihaplanma >> yara dokusu >> desen saç dökülmesi

Aslında, saçsız kafa derisi bölgeleri, saçlı bölgelere göre dört kat fazla kolajen birikimine (yara dokusu) sahiptir [17] ve skleroderma çalışmalarında öğrendiğimiz gibi, yara dokusunun olduğu yerlerde saç uzamaz.

Kısa şekilde özetlersek
Kronik gerginlik >> inflamatuar yanıt >> DHT >> TGFß-1 >> fibrozis >> kısıtlı kan akışı >> saç folikülü minyatürleştirme >> saç dökülmesi

Kafa derisi gerginliği AGA'ya katkıda bulunuyorsa kafa derisi gerginliğini hafifletmek AGA sonuçlarını iyileştirir mi?
Evet. Dr.Brian Freund, AGA hastalarında kronik olarak kasılan kafa derisi kaslarındaki gerginliği gidermek için  botoks enjeksiyonlarının saç sayısını% 18 artırdığını gösterdi [18]  Ve yeni bir çalışma Dr. Freund'un orijinal bulgularını doğruladı[19]. Son olarak, gerilim boşaltma cihazlarının da AGA deneklerinde 3-12 aylık periyotlarda saç büyümesini iyileştirdiği görülmektedir.
Yine kendi düşüncem saç ekiminde şakakların tepeden daha başarılı sonuç vermesinin nedeni tepenin aslında ilk olarak kalsifiye olan kısım olması ve şakakları germeye başlaması. Tepe ilk olarak dökülmüyor ama dökülmenin başlangıcından beri kalsifiye olan ilk kısım orası ve  aslında daha kötü durumda.

Yanlış düşünülen bir konuya daha değineceğim.
Erkek Tipi Kellik Varsa, Yüksek Testosterona Sahip Olduğunuz Anlamına Gelmez. Aksine düşük testosteronlu bile olabilirsiniz. Yapılan araştırmalar serum testosteron ve DHT seviyelerinin kellikle alakası olmadığını gösteriyor[20](Kelleşen erkeklerin saç derisinde  doku DHT seviyesi - serum değil-  daha fazladır.). Eğer testosteronunuz düşükse ve AGA yaşıyorsanız bu sizin için daha kötüdür. Düşük erkekliği telafi etmek için daha fazla testosteron DHT'ye dönüştürülür (DHT testosterondan 5 kat daha güçlüdür). DHT saç dökülmesiyle ilişkilidir. 50 yıl öncesine göre erkeklerde testosteron oranı %20 düşmüştür fakat kellik çok daha artmıştır.

DHT'ye ek olarak PGD2

PGD2(Prostaglandinler) nedir ?
Prostaglandinler, vücudumuzun hasarlı veya enfekte olmuş dokular gibi yaralanma bölgelerinde ürettiği bir lipid grubudur. Bunlar vücudun iltihaplanma tepkisinin bir parçasıdır - yani prostaglandinlerin iltihap bölgelerinde aşırı eksprese olduğu anlamına gelir .
Prostaglandinler, " iltihaplanmanın desteklenmesi ve çözülmesinde " çeşitli rollere sahiptir - kan akışının düzenlenmesi, kan pıhtılaşması oluşumu, sitokin ifadesi ve hatta hormon düzenlemesi gibi. Varlıkları, hücrelerin davranış biçimini değiştirir - bir tür hormona benzerler.
Normal miktarlarda prostaglandinler iyidir (ve hatta esastır). Ancak kronik olarak yükselen prostaglandin seviyeleri kötü bir şeydir. Uzun süreli prostaglandin aşırı ekspresyonu, daha fazla alerji, otoimmün hastalık, arteriyoskleroz ve hatta saç dökülmesi ile ilişkilidir .
Hepsi moleküler formlarına göre etiketlenmiş birçok prostaglandin grubu vardır, ancak saç dökülmesini manşetlere çıkaran prostaglandin D2 (PGD2) olmuştur .
PGD2'nin hücre davranışını etkilemesi için bir hücrenin reseptörüne bağlanması gerekir. PGD2'nin bağlanabileceği birkaç farklı reseptör vardır, ancak saç dökülmesinde rol oynayan PGD2 reseptörüne GPR44 denir .

PGD2, GPR44 reseptörüne bağlandığında, bunu kısa süre sonra saç dökülmesi izler.

DHT inhibitörleri gibi, bilinen prostaglandinD2 inhibitörleri zaten mevcuttur. Bunlar sadece bazıları:

Setipiprant (bir GPR44 reseptör antagonisti)
Ramatroban (bir GPR44 reseptör antagonisti)
Ricinoleic Acid (bir prostaglandin D2 sentaz enzimi inhibitörü). Risin dünyadaki en zehirli maddelerden biridir. İsim korkutucu gelebilir ama aslında hint yağında bulunan bir yağ asididir.

Prostaglandin D2 (PGD2) İnhibitörleri Kılları Yeniden Çıkarıyor mu?
Ne yazık ki, klinik araştırma sonuçları veya birkaç yıl önceki orijinal PGD2 denemeleri hakkında bir şey duymadık. Bu, denemelerin önemli ölçüde saç uzaması belirtileri üretmediğini varsaymamızı sağlıyor.
Ancak deneme dışı katılımcılar da var (saç dökülmesi araştırmacıları ve kendi PGD2 inhibitörlerini birleştiren forum üyeleri(. Bu deneyciler, PGD2'yi engelleyen maddeleri test etmeye ve ilerlemelerini özel saç dökülmesi forumlarına kaydetmeye başladılar. Tercih edilen en yaygın PGD2 inhibitörü: Setipripant.

Peki sonuçları nedir?

Ne yazık ki hiçbiri önemli bir yeniden büyüme belirtileri göstermiyor… tam bir yıl süren testlerden sonra bile.
Yine de bazı araştırmacılar, PGD2 reseptör blokerlerini PGE2 (PGD2'nin tersi olarak düşünebilirsiniz) teşvik edici maddelerle birleştirdiler ve çok daha başarılı oldular. (PGE2 saçların büyümesinden sorumlu)
 
PGD2 Sadece Saç Dökülmesini Tetiklemez… Aynı zamanda Kireçlenmeyi de Tetikler

Kireçlenme, ait olmadığı dokularda (örneğin, yumuşak dokularımız veya arterlerimiz) kalsiyum birikintilerinin birikmesidir. Araştırmalar, PGD2'nin bir kireçlenme indükleyicisi olduğunu gösteriyor - yani PGD2 kireçlenmeyi tetikliyor.
Sonuç olarak: PGD2'nin fazla ifade ettiği her yerde yakında kireçlenme görülebilir[21]



PGD2 kireçlenmeye neden olur. Bu kireçlenme daha sonra folikül küçülene ve saç yok olana kadar foliküllerimize kan akışını kısıtlar.
Eğer bu doğruysa, o zaman çok mantıklı neden , bir PGD2 inhibitörü sadece gelecekteki saç dökülmesini durdurur. PGD2'yi bloke edersek, gelecekteki kireçlenmeyi önleriz… Ama zaten orada olan kireçlenmeden asla kurtulamayız.
Bu, bizim PGD2'yi engelemememiz gerektiği anlamına geliyor tabiki. PGD2 doğal olarak nasıl azaltılır?

Daha Az Omega 6, Daha Fazla Omega 3 Yiyin
Mümkün olduğunca sık güneşe çıkın .UVB radyasyonunun PGE2(PGD2 nin tersi gibi düşünebilirsiniz) ekspresyonunu yukarı regüle ettiği gösterilmiştir . Tek yapmanız gereken , UVB'ye maruz kalmanın yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkmaya başlamaktır . Bunu yaparken, D vitamini ve PGE2 ifadesini artıracaksınız - bu, saç dökülmesini önlemede (ve hatta biraz saç uzamasında)  çok yardımcı olabilir.[22]

HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ ŞEKERİ HAYATINIZDAN ÇIKARIN ŞEKER BÜTÜN KRONİK HASTALIKLARIN SEBEBİDİR, ANDROJEN RESEPTÖRLERİNİ ARTTIRIR. ÇOĞU KİŞİ GLUTENE VE SÜTE İNTOLERANSI OLDUĞUNU BİLMEZ. EKMEK YEDİKTEN SONRA RAHATSIZLIK HİSSETMEMENİZ İNTOLERANS GELİŞTİRMEDİĞİNİZ ANLAMINA GELMEZ. ÇÖLYAK HASTALARI ÇOK TEPKİ VERDİĞİ İÇİN FARKEDER SİZ FARKETMEYEBİLİRSİNİZ. SÜT ÜRÜNLERİNDEN SADECE EV YAPIMI KEFİR VE YOĞURT TÜKETEBİLİRSİNİZ HAZIR OLANLAR DA ZARARLIDIR ÖZELLİKLE YOĞURT SÜT ÜRÜNLERİ İÇİNDE EN ALERJİK OLANIDIR.

Kaynaklar

1-https://www.nature.com/articles/sj.bdj.2010.252
2-https://journals.lww.com/plasreconsurg/Abstract/1996/05000/Transcutaneous_Po2_of_the_Scalp_in_Male_Pattern.3.aspx
3-https://medicine.umich.edu/dept/intmed/divisions/rheumatology/research/scleroderma-program/patients/raynauds.htm
4-https://journals.lww.com/plasreconsurg/Abstract/1996/05000/Transcutaneous_Po2_of_the_Scalp_in_Male_Pattern.3.aspx
5-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8628793/
6-https://care.diabetesjournals.org/content/27/10/2409
7-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK2015/
8-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19176322/
9-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19176322/
10-https://www.nature.com/articles/srep24807
11-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3560513/
12-https://www.nature.com/articles/srep24807
13-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22562653/
14-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4441445/
15-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4841276/
16 -https://www.researchgate.net/publication/234104444_Eleven_pairs_of_Japanese_male_twins_suggest_the_role_of_epigenetic_differences_in_androgenetic_alopecia
17-https://link.springer.com/article/10.1007/s00403-007-0826-x
18-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21042071/
19-https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/dth.12785
20-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4171668/
21-https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2930558/
22-http://carcin.oxfordjournals.org/content/19/5/723.full.pdf

« Son Düzenleme: 08 Ocak 2021, 20:36:34 Gönderen: Hintel »

Dutasteride 3 günde 1
2000 iu Vit D
Polen, keçiboynuzu ve karadut özü(Takviye kullanmayın)
Magnezyum ve iyot
Kılavuzdaki diğer şeyler
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18975.0

oralminoxidil

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 625
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2021, 21:55:50 »

----------------------------------------------------- 2.BÖLÜM-----------------------------------------------------

Yapılması/Uzak Durulması Gerekenler

Kendimce bölümlere ayırdım, tedaviler kısmında daha detaylı anlattım. Bazı şeylere kaynak vermeye gerek yok genel olarak bilinen şeyler zaten.

Kesinlikle Yapılması Gerekenler

Her şeyden önce kan tahlili yapılması lazım. ''Benim sadece genetik dökülmem var'' diyen erkeklerin %50'si aynı zamanda başka bir dökülme türüne sahip. Bu oran kadınlarda ise %99. Ben 1 yıl sadece genetik dökülmem var sandım :)


Demir takviyesi ve masajla alınan bir sonuç (Herhangi bir ilaç veya başka bir takviye olmadan). İlk fotoğraftaki gibi saçı olanlar kelliği nerdeyse kabullenen kişiler oluyor malesef.


13 ay boyunca tedavi uyguluyor fakat bir sonuç yok. 13.aydan itibaren demir takviyesi almaya başlıyor. Hiç bir ilaç kullanımı yok.


 D vitamini ile alınan bir sonuç. İlaç kullanımı yok
Bunlar ''benim saçım sadece genetik olarak dökülüyor'' diyenlere bir örnek , belirgin olanlar değil.


Bu resime bakıldığında tepeden başlayan bir AGA görüyoruz. Fakat aslında kanında alüminyum,arsenik ve civa normal değerlerin üstünde tespit edildi. Eğer ağır metal testi yapılmasaydı bunu farketmesi imkansızdı ve yine bilmeden belki de ağır metaller de içeren besin takviyeleri kullanacaktı.


Son örnek olsun
#1- AGA
#2- AGA ve telogen effluvium
#3- AGA
#4- Hipotiroidizme bağlı kronik telogen effluvium
#5- Besin eksikliğine bağlı kronik telogen effluvium
#6- AGA

1- Saç Masajı (Tedavi kısmında anlattım)

2- Saç fırçalama (Benim favorim, Tedavi kısmında anlattım)

3- D vitamini takviyesi
Türkiyede hemen hemen herkesin eksikliğini çektiği bir vitamin.Genetik dökülmede etkisi çok fazla. 100 ng/ml seviyesinde olması lazım. Tavsiyem linkteki makaleyi okuyun.
http://www.goksinbalim.com.tr/makaleler/makaleler/d-vitamini

4- Magnezyum takviyesi
Daha önce bahsettiğim gibi kalsifikasyon(kireçlenme) büyük bir problem. Magnezyum alımımız önceki nesillere göre çok düşük. Tolere edilebilirliği çok yüksek bir mineral. Tahlillerinizde magnezyum seviyenizin normal olmasının bir önemi yok. Normal olsa bile hücresel düzeyde magnezyum eksikliği çekebilirsiniz(normal olmasa acillik olursunuz zaten.) Genetik dökülmesi olan kişiler kesinlikle magnezyum takviyesi almalı.Dikkat edilmesi gereken nokta magnezyum oksit formu değil emilimi yüksek malat, glisanat formları tercih edilmeli. Fiyat/performans açısından en iyisi sitrat formu ama emilimi malat veya glisanat kadar yüksek değil. Artan d vitamini seviyesi kalsiyum emilimini arttırığı için magnezyum kesinlikle şart. Ayrıca muz içerdiği magnezyum, potasyum, çinko ile en iyi besinlerden birisi.

5- Mikro iğneleme (Dermaroller/Dermastamp/Dermapen)
Eğer saçınız sürekli 0 - 3 numara arası ise dermaroller , daha uzunsa dermastamp kullanmalısınız. Dermaroller saçlara takılıp koparabilir. 1mm üzeri uzunluk dermarollerda kullanılmamalı çünkü giriş açısından dolayı artık deriyi yırtmaya başlıyor.
Dermastamp bas-çek şeklinde kullanılıyor. İdeal kullanım sıklığı 10 günde bir 1,5mm. (önerim)
Mikroiğneleme işleminden sonra 1 gün masaj yapılmamalı. Hemen ardından minokxidill, yağlar, losyonlar uygulanmamalı araya 3 4 saat zaman koyulmalı.

6- Mewing/ Dil ile üst damağa baskı uygulamak/ Jawline egzersizleri/Yüz yogası

Kemikler sürekli olarak yıkılır, yeniden yapılır. Bu egzersizler kafadaki kan dolaşımını arttırır. Çene duruşunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca(üstteki resim) sağdaki gibi çene yapısı olup da kel olmayan birini görmedim daha. Aynı şekilde çenesi kaslı, ilerde ve doğal olarak jawline sahibi birinin kel olduğunu da görmedim. Aylardır sokağa çıkıp insanların çenesine bakıyorum ve asla şaşmıyor bu durum. Sağdakinden soldakine bir geçiş yapmayı herkes ister bu mewing ile mümkün. Ayrıca dil her zaman üst damağa baskı uygulamalı sadece dilin ucu değil tamamı.

Bu da mewing ile gösterilen bir gelişim.

7- Polen takviyesi
Esansiyel bir çok bileşiği içeriyor, takviyeler yerine kullanılmalı

8- Keçiboynuzu ve karadut özü
Bunlar demir ve yine saç için gerekli olan çoğu şeyi içeriyor, takviyeler yerine kullanılmalı. Fazla demir saç dökülmesine neden olur o yüzden tahlil sonucuna göre tüketilmeyebilir ya da kan bağışı yapılıp tüketilebilir. Erkeklerde genelde demir eksikliği görülmez ama Türkiyede durum biraz  farklı. Çünkü en çok çay tüketen ülkeyiz ve çay demir emilimini azaltıyor.

9- İnversiyon/ Baş aşağı durma/ Amuda kalkma
Kan akımını arttırıyor 5-10 dakika yeterli.


Muhtemelen Yapılması Gerekenler

1- İyot takviyesi
TSH, T3 ve T4 değerleriniz normal değilse kullanmayın. Bu değerlerin normal olması da yanıltıcı malesef. Hücresel hipotiroidi yaşıyor olabilirsiniz. Bunu tespit etmek için RT3 testi yapılmalı bunu da herkese yapmıyorlar. Japonya, Türkiyeden yüzlerce kat fazla iyot alıyor. İyot tolere edilebilirliği yüksek bir element. Aynı zamanda vücutta biriken ağır metallerin (ağır metaller saç dökülmesi ile ilişkilendirilmiştir) atılmasını sağlıyor (şelasyon işlemi). Tiroid hastalıkları saç dökülmesine sebep olabiliyor ayrıca tiroidin DHT konrolünde yine çok etkisi var. Bu makaleyi tavsiye ederim
http://www.goksinbalim.com.tr/makaleler/makaleler/iyotun-ne-kadar-onemli-oldugunu-biliyor-musunuz

2- Oral Hint yağı
Hint yağı içindeki ricinoleic acid bütün PGE2(PGD2'nin tersi) türlerini olmasa da bir kısmını artırıyor. Risin zehri yağ yapılırken yıkılıyor. Günlük önerilen doz 2-3 ml(bir çay kaşığı). 10-15 ml kabızlık tedavisi için kullanılıyor. 1-2 Litre hint yağı toksik doz. Hint yağı için iyi olan şey ucuz ve en kötü şikayet mide rahatsızlığı. Ben 5ml kadar denedim bir rahatsızlık duymadım. PGE2 madem iyi neden kafamıza direkt uygulamıyoruz çünkü gramı binlerce dolar :)

3- DHT'yi düşürmek
DHT ne kadar suçlu olmasa da saç dökülmesinde etkili olduğu bir gerçek. Sonuçta kadınlarda saç dökülmesi olmuyor(çok nadir diyebiliriz) ve doğuştan Tip2-5alfa redüktaz üretemeyen (genetik bir bozukluk) erkekler saç dökülmesi yaşamıyor. Çocukken kısırlaştırılan erkekler de öyle.Ayıca androjen hassasitiyeti denen bir konu var saçları dökülen kişiler genellikle vücutları daha kıllı insanlar oluyor. Yani DHT düşse bile bu insanların daha yüksek hassasiyeti olduğu unutulmamalı.

4- PGD2'yi düşürmek
Takviye olarak kuersetin (soğanın içinde bulunan antioksidan) alınabilir PGD2'yi düşürür ve yine birçok mekanizmaya etki eder.

5- Çinko , B12
Eğer eksiklik ciddi ise takviye alınmalı onun dışında kuruyemişler gibi çinko içeren besinler yeterli olur. B12 bazı kişilerde saç dökülmesini ciddi etkilerken(AGA dğil) bazı kişilerde hiç etkilemiyor. AGA ile alakası yok fakat genel sağlık için 1000 civarında olması gerekiyor.

6- İyi bir uyku
Topikal melatoninin saç dökülmesini iyileştirdiğine dair kanıtlar var. Uyuyacağımız oda karanlık olmalı. Yine görme engellilerin daha az kanser riski taşımaları bu hormona  bağlanıyor çünkü melatonin antioksidan bir hormon.

7-Duş aldığımız suyu filtrelemek
Şehir suları çok kireçli ve bu saçlara zarar veriyor, seboreik dermatit için zararlı. Uygun fiyata duşları filtreleyen sistemler var, daha yüksek fiyata daha kalitelileri tabiki. Yine de suyu yumuşatmak her türlü yararımıza olur.

8-Probiyotik takviyesi
Etkisi tahmin edilemeyecek kadar yüksek bir madde. Önerim turşu , ev yapımı kefir ve yoğurt. Probiyotik takviyeler de olur en önemli bakteriler şöyle.

Lactobacillus Plantarum
Lactobacillus Acidophilus (yoğurt mayası)
Bifidobacterium Bifidum
Bifidobacterium Lactis
Lactobacillus Rhamnosus
Lactobacillus Reuteri  bunun sadece özel bir formu işe yarıyor farelerde yapılan deneylere göre. Biogaia markası bu formda üretiyor.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6962501/
Bu çalışma sonucuna göre bağırsak florası serum dht seviyesinin 70 katına kadar dht üretebiliyormuş.

Yaşadığı mide bağırsak sorunlarından sonra dışkı nakli yapılan birisi. Yaşadığı sorunlara ek olarak AGA büyük ölçüde düzelmiş.


Nötr Olduklarım
1- Minoxidil
İşe yaradığı kesin. Kimileri için harikalar yaratırken kimileri için çok az işe yarıyor. Sıkıntı ise bıraktıktan sonra hiç kullanılmasaydı nasıl olacaksa o hale dönüyorsun.

2- Ketokonazol (Konazol Şampuan/Ketoral/Nizoral)
Çalışmalar hep nizoral üzerinden yapılmış ama Türkiyede Nizoral bulmak zor. Diğerlerinin içeriği deterjan gibi. Kafa derisinde 3 dakika kalan bir şeyin ne kadar etkili olduğu tartışılır. Ayrıca saçları da çok yıpratıyor, fazla kullanımda rengini solduruyor. AGA için işe yaradığı kanıtlanmış. Haftada 1 kullanılabilir.

3- Botoks
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29403190/
Yukarıdaki kaynaktan resimlere bakın. Çok etkili görünüyor ama yabancı forumlarda yaptıran kişiler o kadar etki görememiş.Yapılan prosedür farkından olabilir.Ayrıca fotoğraflarda belli olan bir ışık farkı var bu da yanıltıcı duruyor. Paranız varsa yaptırmanızı kesinlikle öneririm.
 
4- Lazer Terapisi
Etkili ama düşük ücretli olanlar değil, paranız varsa çok kalitelilerini alabilirsiniz, fiyat/performans oranı düşük.

Muhtemelen Yapılmaması Gerekenler

1-Biotin takviyesi
Saç dökülmesi için satılan takviyelerin hepsinde var ama bilerek ayrı başlığa koyuyorum çünkü hem takviye kullanıp hem biotin alan insanlar var. Malesef büyük bir balon.Saçların yeniden büyümesi için biotin takviyesini destekleyen en güçlü kanıt , ciddi biotin eksikliklerine neden olan genetik mutasyonları olan çocuklar üzerinde yapılan çalışmalardan geliyor. Bu şiddetteki biotin eksiklikleri genel popülasyonda son derece nadirdir.Ayrıca kadınların% 50'sinde hamilelik sırasında biotin eksikliği gelişecektir. İronik olarak, bu dönem aynı zamanda kadınların saç kalınlığının arttığını bildirdiği zamandır . Şiddetli biotin eksikliği riski en yüksek olan kişiler, genetik bozuklukları olan, alkolikler, aşırı sigara içenler, antibiyotik kullananlar, ilaç kullanan (anti-konvulstanlar veya Accutane gibi) ve / veya hamile kişilerdir.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5582478/
Bu 2017 literatür incelemesi , biotin takviyesi ile saç dökülmesi arasındaki bağlantıyı gösteren mevcut tüm vaka raporlarını inceledi - toplam 18 rapor . 18 çalışmanın tümünde, her çalışma katılımcısının bir dereceye kadar biyotin eksikliği vardı. Ve her raporda, biotin takviyesi  saç büyümesini iyileştirdi .
Maalesef bu özet tüm hikayeyi anlatmıyor. Neden? Çünkü bu vaka raporlarının içindeki katılımcılara daha yakından baktığımızda, çoğunun ortalama saç dökülmesi hastasını temsil etmediğini anlıyoruz. Örneğin:
Bu raporların 15 tanesi genetik olarak biotin eksikliğine yol açan bir mutasyona sahip kişilerde yapıldı.
Bu raporların 3 tanesi biotin eksikliği olan çocuklarda yapıldı,  bu hastaların hiçbirinde AGA yoktu.
Bu raporların hepsi 6 yaşından küçük çocuklarda yapıldı :)

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4989391/    Trüeb Çalışması

Kısaca ya genetik bozukluğu olan ya da ciddi biotin eksikliği olan çocuklarda işe yaradı.
Saç dökülmesinden şikayet eden kadınları ayrım gözetmeksizin oral biotin takviyesi ile tedavi etme geleneği, biotin eksikliği ve bir kişide saç dökülmesi şikayeti için önemi gösterilmedikçe reddedilmelidir . Kadınlarda saç dökülmesinin, kadınlarda androgenetik alopesi, diğer beslenme yetersizlikleri (örn., Demir eksikliği) ve / veya endokrin bozuklukları (örn. Tiroid bozukluğu) dahil olmak üzere çok faktörlü kaynaklı olabileceği unutulmamalıdır. Hastayı sadece oral biotin ile tedavi etmek, belirli bir durumda saç dökülmesinin uygun tedavisinin ihmal edilmesi veya geciktirilmesi riskini doğurur.(Trüeb, 2016)
Uzun lafın kısası: Trüeb'in çalışması, saç dökülmesiyle uğraşan çoğu kadın için  biotin desteğinin büyük ölçüde gereksiz olduğu, sadece biyotin eksikliği olan kadınlarda gerekli olduğunu ve biotin eksikliği ile örtüşse bile AGA ile ilişkisi olmadığını gösterdi, takviyenin saç dökülmesini gerçekten iyileştirip iyileştiremeyeceği hala belirsiz, çünkü kadınlarda saç dökülmesi çok faktörlüdür. Gelişmiş dünyada biotin eksiklği çok nadir görülür.

2- Besin takviyeleri
Sokakta yaşayan insanların ya da beslenme sıkıntısı yaşayan insanların saçlarına baktığımızda aslında gereksiz olduğu belli oluyor.Önemli olan kanımızda ne kadar vitamin olduğundan ziyade saç foliküllerine ulaşması. Ayrıca içerik çoğu zaman vadettiğinden farklı içeriklere sahip.

Bağımsız bir laboratuvarda yapılmış test sonuçları. Ayrıca bunların çoğunun kaliteli markalar olduğunu belirtmek isterim.
Takviyelerin içindeki minerallerin emilim oranı, formları genelde belirtilmiyor.
Yine takviyelerin içine koyulan demir, A vitamini, Selenyum gibi içeriklerin fazlası saç dökülmesi ile ilişkilendirilmiş. Takviyelerin çoğu ağır metaller de içeriyor. Tavsiyem takviyeler yerine polen, keçiboynuzu ve karadut özüdür.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3819075/
Yine E vitamini takviyesi %34.5 saç büyümesi sağlamış.Bu mükemmel bir sonuç gibi gözüküyor ama aslında araştırma Malezyada ciddi E vitamini eksikliği yaşayan kişilerde yapılmış. Eğer normal bir beslenmeniz varsa kolay kolay besin eksikliği çekmezsiniz. Çevrenizde saçları fırça gibi olan kişilere bakın kaç tanesi takviye kullanıyor ki bunun için ?

3-PRP
Yaptıranların büyük olasılıkla fayda görmediği, süreklilik gerektiren, yüksek maliyetli bir işlem. Fayda görebilir misiniz? Belki, anlamanın en iyi olu mikroiğneleme yapmak. İkisi de trombositlerle ilgili bir işlem. 50 liralık bir ürünle aynısını yapabilirken yüzlerce lira vermeye gerek var mı ? Zenginseniz neden olmasın.

4-Mezoterapi
Vitaminlerin kokteyl şeklinde saçlı deriye uygulanması. Yine yaptıranların büyük olasılıkla fayda görmediği(genetik dökülme için bahsediyorum), süreklilik gerektiren, yüksek maliyetli bir işlem.
Son zamanlarda dutasterid içerikli mezoterapi yapılıyor (sadece dutasterid içeren) onu şiddetle öneriyorum.

5-Minoksil haricindeki losyonlar(Procapil/Stemoxydine/Aminexil)
Kullananlardan geri dönüş olarak önemli bir şey yok ve bu losyonlar artık her yerde hepsi birbirinin aynısı.Kafein losyon aldatmacısına da değineyim. Kafein etkili bir losyon fakat piyasadaki ürünlerin içindekinden yüzlerce kat daha fazla konsantrasyonda olması lazım. Piyasadaki ürünler AGA için yağmur suyundan farksız.

6-Yağlar
Badem yağından çam terebentine ,yılan yağından emu yağına her yerde var bu yağlar.

Yukarıdaki resmi birçok yerde görmüşsünüzdür. Nane yağı minoxidilden daha başarılı. Fakat, iş insanlara gelince başarılı olmuyor. Neden?
Çünkü yapılan uygulamalar aslında sadece kan akışını arttırmayı ölçüyor. Minoxidilin etki mekanizmasının altında kan akışını arttırması yatmıyor(mekanizması tam olarak bilinmiyor).

Farelerde uygulanan her şey hemen hemen kılları büyütür çünkü en önemli şey unutuluyor: Saç Derisi Gerginliği
Saçlı derideki ortam vücudumuzdaki gibi değerlendiriliyor ama yanlış zaten sonuçlar da işe yaramadığını gösteriyor.
Yağ olarak tek tavsiyem magnezyum yağı , kireçlenmeyi önler. Ben saç dökülmesinin yaşanmadığı yerlere( kasların bulunduğu) uyguluyorum o kaslardaki kronik kasılmayı ve kireçlenmeyi azaltıyorum. Yine çok tartışmalı da olsa biberiye yağıyla ilgili güzel sonuçlar var. Sorun şu ki sonuçlar o kadar muhteşem ki minoxidilin 3 katı. Gerçekte bu kadar etkili değil tabi. Bu durumda çalışmada bir sıkıntı olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda placebo grubunun da çok iyi başarılar elde etmesi mevsim geçişi ihtimalini arttırıyor.

7-Saçı soğuk suyla yıkamak
Aslında faydalı ama saç nezlesi olma riskini almak ne derece mantıklı bilemiyorum. Saçlar hariç bütün vücudun soğuk  suyla yıkanması ise genel sağlık açısından baya faydalı.

8-Sarımsak sürmek
Saçlı deriye verdiğiniz zararla ve 2 hafta kafanızda sarımsak kokusuyla kalırsınız.Sarımsak işe yarasaydı dünyada kel olmazdı değil mi :)

ASLA YAPILMAMASI GEREKENLER

Şeker tüketimi, gluten tüketimi, süt tüketimi daha önce açıkladım bunları zaten. Ayrıca gluten bağırsak duvarına zarar verip SIBO'ya neden olur bu da kana geçmemesi gereken maddelerin kana geçmesine, vücudun onları iltihap olarak algılamasına aynı zamanda emilimin de azalmasına yol açar. Yine sigara saç için çok zararlı ama genel sağlığa verdiği zarar çok daha fazla. En iyi diyet bence Paleo Diyeti. 50 yıl önce hiç bilinmeyen 300 madde şu an kanımızda dolaşıyor. Bundan 1000 yıl önce yaşasaydık çoğumuzun 40 yaşına kadar saçı dökülmezdi. Paketlenmiş gıdaları da tüketmiyoruz.



Dutasteride 3 günde 1
2000 iu Vit D
Polen, keçiboynuzu ve karadut özü(Takviye kullanmayın)
Magnezyum ve iyot
Kılavuzdaki diğer şeyler
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18975.0

oralminoxidil

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 625
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2021, 21:55:59 »

                   
----------------------------------------------------- 3.BÖLÜM-----------------------------------------------------

Tedaviler ve İlaçlar

Dünya üzerinde sizin saç dökülmenizi durduracak/geri çevirecek tedavi var sadece size uygun olanı bulmalısınız. Saç dökülmesi onlarca aşamadan oluşan bir süreçtir. Biri için işe yarayan tedavi sizin için işe yaramayabilir.

İlk önce masajı anlatacağım sonra Düşük risk/Düşük sonuç.. Yüksek risk/Düksek sonuç şeklinde sıralamaya çalışacağım. Çok riskli tedavileri hiç anlatmayacağım ama şunu da bilmek lazım cinsiyet değiştirdiği halde saçları düzelmeyen bir çok insan var.

Saç Masajı
Tedaviler arasında en yüksek başarı oranına sahip olanı ve risk yok. Diğer tedavilerden farkı kalsifikasyon ve fibrozisi hedef alması. Peki masajı nasıl yapmalıyız?

İstatistikler ne kadar sert yaparsanız o kadar başarılı olduğunuzu gösteriyor. Saç derinizi videodaki gibi ya da aşağıdaki resim gibi bükebilirseniz saç dökülmesi sorununuz bitecek.

Videodaki streching kısmını ben saç fırçalama ile değiştirdim resimdeki gibi bir tahta fırça aldım.

Sert bir şekilde fırçalarsanız daha faydalı olur ama ben bastırıp saç derimi oynatıyorum sadece, fırçalarken doğal olarak saçlar dökülüyor. Dökülen saçlar her seferinde daha güçlü çıkacak ama insan döküldüğünü görmek istemiyor :)
Eğer hakını vererek yaparsanız birkaç hafta içinde saç derinizde fark edilen bir esneklik olacak. Yaklaşık 4 ay sonra saç dökülmeniz duracak, 8 ay sonra saç dökülmeniz iyileşmeye ve yeni saçlar çıkmaya başlayacak.Hakkını vermek ve daha sert bükmek için resimdeki tahta aletleri yapanlar var.İki tanesi ile daha kolay ve daha efektif bir şekilde derinizi bükebilirsiniz.

Masaj yaparken kepek oluşumunun artması ve saçların daha fazla yağlanması çok normaldir , tedavinin işe yaradığını gösterir ve zamanla azalarak biter. Çevre masajlarını ihmal eden kişiler beklenen sonucu alamamışlar ,çevre masajları da çok önemli  (saçın dökülmediği yerler).


Sadece masaj ve fırçalama ile alınan bir sonuç (Hiç bir ilaç veya takviye yok)

Sadece fırçalama ile alınan bir sonuç (insülin için düzenli ilaç kullanıyor, bir takviye alımı yok)

Masaj,mikroiğneleme,finasteride ve minoxil kullanımı ile 5 yılda alınan sonuç. Saç kökleri ölür yeniden çıkmaz diyenlerin yüreği sızlar mı bilmem.


DHT Düşürenler( 5-alfa redüktaz inhibitörleri)

Saw Palmetto (Cüce Palmiye Ekstresi)
Finasteride kadar güçlü değildir, ancak aynı zamanda bazı saç dökülmesi hastaları için en azından daha iyi bir seçenek haline getirebilecek bazı avantajlarla birlikte gelir.
Bugüne kadar, AGA tedavisi için saw palmetto ile finasteridi doğrudan karşılaştıran tek bir klinik çalışma var. Araştırma ekibi AGA olan 100 erkeği iki gruba randomize etti. İki yıl boyunca her gün bir gruba 320 mg saw palmetto ve diğer gruba 1 mg finasterid verdiler.[1]Sonuçlar?
24 ay sonra, finasteride kullanıcılarının % 68'i saçların yeniden uzadığını görürken, palmetto kullanan erkeklerin sadece% 38'i saçların yeniden uzadığını gördü. Dahası, araştırmacılar, saw palmetto grubunda saç yeniden uzamasının sadece taçta (yani tepe noktası) meydana geldiğini ve yeniden büyüme büyüklüğünün finasteridden önemli ölçüde daha az olduğunu kaydetti. Saw palmetto neden finasterid kadar etkili değil?
Yarılanma ömrü ve DHT'yi düşürme yeteneklerindeki farklılıklar sebebiyle

Saçlı deriyle ilgili bir araştırma yapılmamış malesef.

Kabak Çekirdeği Yağı
2014'te Koreli araştırmacılar bir çalışma yayınladı [2]. Kabak çekirdeği yağı grubu saç sayısında % 40 artış gördü . Bu finasteridden 4 kat daha fazla.Peki bu, kabak çekirdeği yağını yeni mucize saç dökülmesi takviyesi yapıyor mu? Tam olarak değil.
Satır aralarını okuduğumuzda, Kore çalışması, hastaların kabak çekirdeği yağı içeren bir sağlık takviyesi ve diğer birçok bileşenle tedavi edildiğini belirtir . Başka bir deyişle, çalışma kabak çekirdeği yağı üzerine tek başına yapılmadı.
Kabak çekirdeği yağına ne kadar saç uzaması atfedebiliriz? Takviyenin diğer bileşenlerine ne kadar saç uzaması atfedebiliriz ? Kabak çekirdeği yağı saç dökülmesini tersine çevirmede gerçekten bu kadar etkili mi?
Daha yakından baktığımızda, tüm bu büyümeyi aslında kabak çekirdeği yağına bağlayamayız.
Aslında, bu yeniden büyümenin herhangi birini kabak çekirdeği yağına bağlayıp bağlayamayacağımız belirsiz .
Kabak Çekirdeği Yağı Çalışması Aslında Kabak Çekirdeği Yağını İncelemedi … "Octa-Sabal Plus" Adında Bir Takviyeyi İnceledi.

Octacosanols (bitkisel tozdan elde edilir)
Gama linolenik asit (akşam çuha çiçeği tozundan elde edilir)
Polifenoller (kırmızı yonca tozundan elde edilir)
Likopen (domates tozundan elde edilir)
Mısır ipeği özü (mısır ipek tozundan)

Bu bileşenler sadece dolgu maddeleri değildir. Tıpkı kabak çekirdeği yağı gibi, saç dökülmesinin sayısız tetikleyicisini hedef alırlar.Başka bir deyişle, bu "yabancı" bileşenler önemlidir .

Onları görmezden gelip etkilerinin ihmal edilebilir olduğunu ya da kabak çekirdeği yağının (veya tozunun) tüm saç uzamasını sağladığını söyleyemeyiz.
Saç dökülmesine karşı savaşan bileşiklerin tescilli bir karışımı içinde paketlenmiş 400 mg kabak çekirdeği tozunu test ettiler . Fakat bütün başarı kabak çekirdeğine atfedildi. Dahası Plasebo Grubunda Saç Kalınlığı % 350 Arttı!
Bu garip bir bulgu ve iki şeye işaret ediyor:
1- Plasebo etkisinin gücü (bu çok gerçektir).
2- Mevsimsellik. Her iki grup da neredeyse aynı saç kalınlığında artış gördüğü için, bunun mevsimsellikle ilgisi olabilir(biberiye yağı için de açıklama yapmıştım)
Plasebo grubunda artan saç kalınlığına rağmen saç dökülmesi kötüleşti , bu da çok garip bir bulgu.Yine de kabak çekirdeğinin şu özelliklerine bakalım:
1- Androjen aktivitesini düşürür (DHT'yi düşürür).
2- İnflamasyonu azaltır.
3- Kan damarlarında aterosklerozu azaltır.
4- Saç büyümesi için gerekli eser elementleri içerir.

Kabak Çekirdeği Yağı ve Propecia DHT'yi Azaltıyorsa, Neden Kabak Çekirdeği Yağı Propecia ile Aynı Cinsel Yan Etkilerle İlişkili Değil?
Cevap muhtemelen iki yönlüdür:

1- Kabak çekirdeği yağı 5-alfa redüktazı inhibe etmede Propecia'dan daha az etkili olabilir. Finasteride Doğrudan 5-Alfa Redüktazı Engeller. Kabak Çekirdeği Yağı Dolaylı Olarak Engeller. Bu Muhtemelen Kabak Çekirdeği Yağının Neden Cinsel Yan Etkilere Neden Olmadığını Açıklıyor.
2- Kabak çekirdeği yağı, 5-alfa redüktazı Propecia'dan farklı bir şekilde inhibe edebilir.
Kabak Çekirdeği Yağı Kullanmalı mıyız? Olabilir. Çalışmalar yanıltıcı da olsa işe yaradığı yerler var. Ben sivilce yaptığı için kullanmıyorum.

Finasteride 1mg (Propecia, Proscar/4)   (FDA ONAYLI)

Tip 2 5-alfa redüktaz inhibitörü. 1mg/gün üzerinden yapılan 10 yıllık çalışmaya göre hastaların %91,5'de iyileşme görülürken dökülme neredeyse tüm hastalarda durmuş(%99,1) [3].10 yıl neticesinde 36 kişide(%5,6) yan etki görülmüş(libido azalması: %6,8; erektil disfonksiyon: %3.0). Tüm yan etkiler hafif olup bütün hastalar 10 yıl boyunca tedaviye devam etmiş. Yine placebo grubunun(ilaç kullandığını zanneden grup) yanetki bildirme oranı % 1,2 ila 6,3 [12], psikolojinin çok önemli olduğunun kanıtı .Çalışma japonlarda yapılmış ne yazık ki Avrupa ülkeleri bu kadar iyi sonuçlar alamıyor(%60-%70). Yarılanma süresi 6 saat.
Neden finasteride bazı insanlar için hiç bir işe yaramıyor?
Bu araştırmaya göre iyi yanıt alanların IGF-1 oranı yüksek , yanıt vermeyenlerin IGF-1 oranları düşük. Tek sebebi bu mu bilemiyoruz sadece araştırırken buldum.
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12894070/
Eğer ergenliğe geç girilmediyse 21 yaş gibi kullanılmaya başlanabilir.

Dutasteride 0.5mg

Tip1 ve Tip2  5a-alfa redüktaz inhibitörü.
1 mg finasteride, serum dht oranını yaklaşık %65 oranında azaltırken testosteron yaklaşık olarak %4,5 oranında artıyor.
0,5 mg dutasteride, serum dht oranını yaklaşık %90 oranında azaltırken testosteron yaklaşık %19 oranında artıyor.
Testosteron artışları genel olarak belirlenen sınırlar içinde kalıyor.

saçlı deride ise;
1 mg finasteride, dht oranını yaklaşık %27 oranında azaltırken testosteron yaklaşık olarak %38 oranında artıyor.
0,5 mg dutasteride, dht oranını yaklaşık %54 oranında azaltırken testosteron yaklaşık olarak %104 oranında artıyor.[4]

FDA tarafından sadece finasteride'in onayı var fakat kaynakta da görüldüğü üzere dutasteride'ın faz 2 çalışmaları yapılmış ve finasteride'tan çok daha iyi olduğu görülmüştür. Aynı proscar, propecia olayına (proscar 5 mg, propecia 1 mg finasteride içermesine karşın propecia'nın fiyatı proscar'dan kat kat fazladır. Bunun sebebi de propecia'nın onayı aga iken proscar'ın ki prostat üzerinedir, bu fiyat farkından dolayı insanlar haliyle proscar alıyor) döneceğinden fda onayı almaktan vazgeçmişler. (Yani dutasteride AGA için onaylı olsaydı 30 lira yerine 300 lira olurdu.)
Fakat Japonya ve Güney Kore'de dutasteride onaylıdır.Finasteride'in hiç bir işe yaramadığı dökülmelerde işe yarıyor.[5]
Dutasteride ve finasterid karşılaştırmalı sonuçlara baktığımızda günlük 0.1mg dutasterid, 1mg finden daha başarılı gözüküyor.[6]

5mg finasterid ve 0.5 mg dutasteride kullanımında serum DHT karşılaştırması. 24. haftada ilaçlar bırakılıyor. Yarılanma süresi 5 hafta olduğundan vücuttan daha yavaş atılıyor. Ben 3 günde bir 0.5mg dutasteride kullanıyorum. Görülen yan etkiler finasteride ile aynı.

Androjen Reseptör Blokerleri

Bu etkenler reseptörlere bağlanarak androjenlerin bağlanmasını engeller.

Spironalakton(Aldoctone)
Spironolakton , öncelikle kalp yetmezliği , karaciğer skarlaşması veya böbrek hastalığına bağlı sıvı birikimini tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. Erkeklerde oral kullanımı tehlikelidir.Aşırı kıllanma olarak da bilinen Hirsutizm, Polikistik Over Sendromundan (PCOS) muzdarip kadınlarda yaygın bir semptomdur. Bu duruma vücutta DHT gibi aşırı miktarda androjen neden olur ve spironolaktonun mevcut androjen seviyesini etkili bir şekilde azalttığı ve hirsutizmi tersine çevirdiği kanıtlanmıştır .[7]
AGA tedavisinde spironolakton kullanımını çevreleyen araştırmaların çoğu kadınlar üzerinde gerçekleştirilmiş olsa da, sonuçlar yine de böyle bir tedavinin etkinliğini göstermek için kullanılabilir. Erkeklerde spironolaktonun oral yoldan verilmesi feminizasyonla bağlantılıdır.
Jinekomasti ve Antihipertansif Terapi başlıklı 2004 tarihli bir araştırmaya göre , erkeklerde spironolaktonun oral yoldan takviyesinin bir dizi hoş olmayan yan etkisi vardır. Bu yan etkiler arasında jinekomasti, iktidarsızlık ve libido azalması bulunur.
Bu etkilerin görülme sıklığı ve şiddeti, verilen doza bağlıdır, ancak 25 mg / gün'lük düşük bir oral dozaj bile erkeklerde % 10'luk bir jinekomasti ve / veya göğüs ağrısı insidansına sahip olmuştur.[7]
Bu, erkeklerin saç dökülmesini tedavi etmek için spironolakton kullanamayacağı anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır! Ağızdan takviye jinekomasti ve diğer feminizasyon etkileriyle ilişkilendirilirken, topikal takviyenin AGA tedavisinde oldukça etkili olduğu ve yan etkilerin çok az olduğu veya hatta olmadığı bulunmuştur[8].

Losyon nasıl hazırlanır?
100 ml tonik içerisine( Birçok markanın toniği iş görür) bir kutu Aldoctone toz haline getirilip atılır.Bir kaç saat karıştırılıp çözülmesi sağlanır. Daha sonra karışım süzülür.

Östrojen(Diane35 losyon/Östrogen krem/BiEstro Krem)
Biliyorum yeri burası değil ama genelde Aldoctone ile beraber hazırlandığı için buraya aldım. Östrojen dişilik hormonu kana karıştığında yanetki riski çok yüksek. Saçınız NW4-NW5(Hamilton-Norwood ölçeği) civarıysa kullanmanız daha iyi. Yurt dışında farklı östrojen formlarını bir arada bulunduran kremler(BiEstro Krem) kullanılıyor.

RU58841
RU58841'in akne ve alopesi gibi androjene bağlı cilt bozukluklarının topikal tedavisi için faydalı olabileceği bulundu. Ancak, araştırma veya üretim için herhangi bir ek plan onaylanmadan önce, şirketleri  birleşme sürecine girdi. Sonunda, bilinmeyen nedenlerle proje bırakıldı.Şu an itibariyle, RU58841 için herhangi bir gelişme belirtisi yok. RU58841 antiandrojenik bir bileşiktir, yani saç foliküllerindeki lokal androjen reseptörlerini inhibe etmeye çalışarak DHT ve diğer androjenlerin etkilerini ortadan kaldırdığı anlamına gelir. Androjenlerin bu reseptörlere bağlanmasını durdurmada, minyatürleştirme süreci asla başlamaz ve böylece saçın normal büyüme döngüsüne girmesine izin verir.Ayrıca, hasarlı foliküllerin normal bir anajen fazına geri dönmesi için zaman tanıyarak hücresel iyileşmeye yardımcı olur.
RU58841, androjen dönüşümlerinden 5-alfa redüktazı aktif olarak engellemeye çalışmadığından, kandaki testosteron ve DHT'nin androjen sayıları muhtemelen etkilenmez.RU58841'in olağanüstü yeteneklerini gösteren birkaç olumlu çalışma var. Bununla birlikte, RU58841'in hakları devredildikten (ve rafa kaldırıldıktan) sonra, yayınlanan ek çalışmalar çok az oldu veya hiç olmadı.Ayrıca, mevcut çalışmaların hiçbiri RU58841'in uzun süreli ve uzun süreli kullanımının yan etkilerini incelememiştir.
Araştırmacılar, 20 makağın (maymun) kel kafa derisini kullanmayı seçtiler.[9] Çalışmada finasterid (1 mg / kg / gün) ve plasebo 10 makağa verilirken, RU58841 topikal olarak 10 diğer makağa uygulandı. Saç kökleri için farklı zamanlarda deri biyopsileri alındı. Finasterid için sonuçlar 0 ve 6 ayda toplanırken, RU58841 için sonuçlar 0 ve 4 ayda alındı. İlk olarak, anajen foliküllerinin vellus foliküllerine kadar olan popülasyonuna baktılar . Finasterid grubunda, boyutta ortalama yüzde 88'lik bir  artış gözlemlediler. RU58841 ise yüzde 103 gibi şaşırtıcı bir artış gösterdi. Tüm tedavi grupları arasında, RU58841 yalnızca 2 ay sonra en fazla büyümeyi sağladı.
Araştırmacılar ayrıca serum testosteron ve DHT seviyesini de test ettiler. Finasterid grubu DHT'de bir azalma ve testosteron seviyelerinde bir artış gösterirken, RU58841, DHT ve testosteron seviyelerinde önemli bir değişiklik göstermedi.
İlk çalışmalarında görülen umut verici sonuçlardan sonra,  RU58841'in etkinliğini daha fazla test etmeye karar verildi, ancak bu sefer farklı dozajlarda.
Kel saçlı makaklarda seçimlerine devam ederek, yirmi hayvanı beş farklı gruba ayırdılar: yüzde 5, 3, 1 ve 0,5 dozajlarda RU58841 ile dört deney grubu ve bir plasebo grubu. Solüsyonlar 6 ay boyunca günde bir kez topikal olarak uygulandı.
Uzun vadeli etkileri test etmek için yüzde 5, yüzde 0,5 ve plasebo gruplarının her birinden yaklaşık üç maymun 12 ila 24 ay boyunca tedaviye devam etti.
Gözlemleri, yüzde 5 RU58841'e sahip grubun, tedaviden 3 ay sonra saç yoğunluğu, kalınlığı ve uzunluğu dahil olmak üzere tüm cephelerde belirgin bir artış gösterdiğini ortaya koydu. Beşinci ayda sonuçlar, kafa derisi foliküllerinin sayısında ortalama iki ila üç kat artışa ek olarak, anajen fazlarında da folikül artışı  olduğunu gösterdi.
Diğer gruplarda gözle görülür bir büyüme olmasına rağmen, hiçbiri yüzde 5'lik grup kadar ümit verici sonuçlar göstermedi ve yüzde 1 ve 0,5 en zayıflar oldu.
Uzun süreli tedaviye devam eden yüzde 5 grubundaki makaklar da 3 ila 7 ay boyunca sürekli meydana gelen ilerleyici saç ve foliküler büyüme gösterdi.
Yüzde 0.5'lik grup, ilk minimal etkilerden sonra fark edilir bir ilerleme göstermedi.
Araştırmacılar, topikal RU58841'in yüzde 5'inin sadece saç ve foliküler yeniden büyüme üzerinde bu kadar kısa sürede dikkate değer etkilere neden olmakla kalmayıp, aynı zamanda kalıcı kullanımla bu etkileri devam ettirebildiği sonucuna varmışlardır.
RU58841'in yalnızca son birkaç yılda (araştırma amaçlı) mevcut olduğu göz önüne alındığında, bazı kronik yan etkiler henüz gözlenmemiştir.
Unutmayın, bu ilaç sadece DHT ve testosteronu değil, TÜM androjeni de bloke eder. Seruma küçük izler bile sızarsa, herhangi bir androjen reseptörünü bulur ve ona bağlanır. Bu nedenle, tercihen
bir sağlık uzmanına danışılırken çok dikkatli kullanılmalıdır. Kana karışsa bile kısa yarılanma süresi sayesinde tercih edilmekte. Yanetki olarak yabancı forumlarda okuduğum kadarıyla azımsanmayacak bir kısım ciddi göğüs ağrısı yaşamış ve bazıları  tedaviyi bırakmak zorunda kalmışlar.
Sorun şu ki RU58841 satılmıyor. thekaneshop gibi araştırmacılara deneysel ürünler satan yerlerden alınabilir yada Çinden getirilebilir. Getirilen ürünün ne kadar saf olduğunu, size ne sattıkları hakkında hiç bir fikriniz olmayacağınızı da düşünmek gerek. Yarılanma süresi kısa olduğundan tercih edilen bir etken ve bazı kişiler için aşırı derecede iyi çalıştı bütün saçların büyümesini sağladı.

PGD2 Blokerleri

Kuersetin
Soğanda bulunan çok güçlü antioksidan,antiinflamatuar bir madde. Doğal olması nedeniyle yarılanma süresi kısa diye düşünüyorum. AGA için ayrıca birçok mekanizmaya etki ediyor. Türkiyede pek bilinmeyen bir madde. Yurtdışında günde 2-3 gram kadar genel sağlık için de takviye olarak alınıyor.

Hint yağı
Oral kullanımından bahsetmiştim PGD2 düşürüp, PGE2 arttırıyor.[11]

Setipiprant

Setipiprant, prostaglandin D2 reseptörü 2'nin (DP2) bir antagonistidir. Bu reseptör, belirli prostaglandinlerle, özellikle PGD2 ile bağlanmaktan ve bunlara yanıt vermekten sorumludur.2012'de araştırmacılar , PGD2 reseptörü ile saç dökülmesi arasında bir bağlantı keşfettiler [10]. Daha spesifik olarak, bu reseptör, Androgenetik Alopesi (AGA) teşhisi konan erkeklerin kafa derilerinde yüksek seviyelerde görülmektedir.
PGD2'nin bir enzim olan PGD2 sentazından üretildiği bilinmektedir. PGD2'deki artışla birlikte, kafa derisindeki PGD2 reseptörü tetiklenir ve bu da iltihaplanmaya neden olur.Araştırmacılara göre setipiprant, PGD2 reseptörlere bağlanmadan önce devreye giriyor ve bu nedenle reseptör aktivasyonunu ve bunun sonucunda saç dökülmesini engelliyor.
Bu çalışma [11], "setipiprant tabletlerin günde iki kez 1000 mg oral uygulamasının güvenliğini, tolere edilebilirliğini ve etkinliğini değerlendirmektir".
Bu özel çalışma, tümü AGA tanısı almış 169 aktif katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların tamamı erkek ve yaşları 18 - 49 arasında değişiyor. Çalışma henüz sonuçlanmamış.
Setipiprant hala FDA tarafından onaylanmamış olsa da, toz haline getirilmiş setipiprantı çevrimiçi olarak elde etmek mümkündür.
Bununla birlikte, tüm oral ilaçlar topikal olarak kullanılamaz. Bu,  raf ömrü gibi çeşitli nedenlerden dolayıdır.
Yukarıdaki çalışmalarda setipiprantın 12 saat aralıklarla günde iki kez alındığında en etkili olduğu gösterilmiştir. Bunun nedeni setipiprantın sürekli olarak vücutta bulunması gerektiğidir, aksi takdirde ilaç o kadar etkili olmayacaktır.
Bu bize ilaçla ilgili çok önemli bir şeyi anlatıyor ve bu da 12 saatlik bir raf ömrüne sahip. Bu, ilacın vücut tarafından dozlamadan sonraki 12 saat içinde metabolize edildiği ve yalnızca 12 saatlik aralıklarla alınmasıyla etkili kalacağı anlamına gelir. Bu, setipiprantın topikal kullanımlarını masadan kaldırmaz, ancak etkili olma olasılıklarını düşürür. Sonuçta, günde iki kez topikal olarak bir şey uygulamak, oral doz almaktan çok daha meşakatlidir.
Sorun şu ki Setipiprant satılmıyor. thekaneshop.com gibi araştırmacılara deneysel ürünler satan yerlerden alınabilir yada çinden getirilebilir. Getirilen ürünün ne kadar saf olduğunu, size ne sattıkları hakkında hiç bir fikriniz olmayacağınızı da düşünmek gerek. Yurtdışındaki forumlardan okuduklarıma göre neredeyse hiç kimse için işe yaramıyor. Bunun iki sebebi olabileceğini düşünüyorum.
1- PGD2 bloklamak aslında düşündüğümüz kadar etkili  bir yol olmayabilir.
2- Setipiprant yeterli güçte değildir. TM30089 adı verilen başka bir madde var setipipranta göre kat kat güçlü PGD2 antogonisti , çok deneysel bir etken. Kullanan çoğu kişi için işe yarıyor. Gramı 300 dolar civarında satılıyor. Paranız varsa Çinden her şeyi satın alabilirsiniz :)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Minoxidil (FDA ONAYLI)
Herkesin bildiği, dermatoloğa gittiğinde direkt reçete edilen etken. İşe yaradığı kesinlikle kanıtlanmış. Topikal kullanım için en iyisi Rogaine Foam, diğer ürünler zamanla saçlı deride tahrişe neden olabiliyor. Vazodilatör bir madde aynı zamanda potasyum kanal açıcı. Nasıl çalıştığı tam olarak bilinmiyor benim düşünceme göre kalsifikasyon ve fibrozise etki ediyor. Kullanımda ilk aylarda güçsüz saçlar dökülüyor sonra daha iyi bir şekilde çıkıyor. Kimi kullanıcılar döngü yaşadığını, saçların bir iyi bir kötü olduğunu söylüyor bu muhtemelen saçları aynı anajen-telojen faza aldığı için aynı anda dökülmelerinden kaynaklanıyor. Mikroiğneleme işleminden birkaç saat sonra uygulanırsa etkisi artıyor,benim düşünceme göre emilimarttığı için değil mikroiğneleme fibroz dokuyu parçaladığı için minoxidilin işini kolaylaştırmasından kaynaklanıyor. Minoxidil uygulanmayı bırakılırsa saçlar hiç kullanmayacaksanız nasıl olacaksa o duruma geri geliyor :(

Oral Minoxidil
Yurtdışındaki forumların yeni gözdesi. Şöyle bir etki-yanetki profili var.

Saç için yanetki görmeden etkili olarak kullanılan en iyi doz 2,5mg. Burda bahsedilen yanetki vücut kıllarında artış gibi erkekler için çok büyük sıkıntı olmayacak yanetkiler. 2,5mg minoxidilin kan basıncını değiştiremeyeceği tespit edilmiş.
Kendi kullanım tecrübelerime göre 2,5mg hiç yanetki göstermiyor. 5mg doz göz altı morlukları (büyük çoğunluk bunu yaşamış) gibi yanetki gösterdi. 10mg doz ise saatler süren kalp çarpıntısı ve vücutta su tutumu yapıyor. Yine NW4-5 gibi saç dökülmesi ilerlemiş kişilerin kullanması daha uygun olur ve kalp ile ilgili sorunları olanların kullanmaması gerekir. Dozlama yavaş yavaş arttırılırsa kan basıncı ile ilgili etkiler görülmeyebilir. Yabancı bir forumda 25mg(bu önerdiğim dozun 10 katı) kullanan birisinin sonuçları.

Sadece oral minoxidil kullanmadığı için yanıltıcı bir sonuç östrojen krem ve antiandrojenler de kullanmış ama sadece görün istedim.
Benim oral minoxidili bırakma sebebim NW1-2 seviyesindeyim saç dökülmem yok şu an, Türkiyede tablet şeklinde minoxidil bulunmuyor sıvı minoxidilden fıs veya damla şeklinde tüketmek gerekiyor, bu da her gün aynı dozu almayı zorlaştırıyor. Ayrıca göz altlarımın mor olmasını sevmiyorum :)

Deneysel Tedaviler
Bunların sadece isimlerini verip detaya girmeden ufak ufak yazacağım çünkü en iyi ihtimalle çıkmalarına 10 yıl var ve çoğunun gramı binlerce dolar(bazıları ilaç olarak satılıyor ama AGA için yapılan denemeler çok erken aşamada) isteyen araştırabilir.
SM04554 --- Dolaylı yollardan WNT yolağını aktive eden bir etken. Şirketin(Samumed) kurucusu Osman Kibar. Faz denemeleri Türkiyede yapıldı. Ocak 2021'de sonuçlar açıklanacak. Önceki faz denemeleri başarılı oldu. 90 günde iyi bir saç artışı elde edildi, ilginç olan ise Minoxidilden farklı olarak 135. günde yapılan sonuçlarda da saç artışı devam etti (losyon 45 gündür kullanılmamasına rağmen). Eğer başarılı olursa ilk olarak Türkiyede piyasaya çıkacak. Belkide 3. FDA onayı alan etken olur. Aynı zamanda Samumed kanser, alzheimer gibi hastalıkların da çözümünü bulmakta.
Ruxolitinib --- JAK inhibitörü
Tofacitinib --- JAK inhibitörü
Eplerenone --- Yüksek aldosteron nedeniyle dirençli hipertansiyonu olan hastalar için kronik kalp yetmezliği ve yüksek tansiyonun tedavisinde kullanılan bir ilaç
Rapamycin --- Rapamisin olarak da bilinen Sirolimus, koroner stentleri kaplamak, organ nakli reddini önlemek ve lenfanjiyoleiomyomatoz adı verilen nadir bir akciğer hastalığını tedavi etmek kullanılıyor.
CHIR99021 --- GSK-3 enziminin inhibitörü olarak hareket eden kimyasal bir bileşiktir. Bir hücre tipinin diğerine dönüşümünü içeren moleküler biyolojideki uygulamalar için yararlı olduğu kanıtlanmıştır.
TM30089 --- Çok güçlü bir PGD2 inhibitörü.
Erlotinib ---  Tarceva markası altında satılan Erlotinib, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve pankreas kanserini tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır.
WAY-316606,SW033291,TB-500,BPC-157  diye liste uzayıp gidiyor.

         
Neden Saç Dökülmesinin Çözümü Bulunamıyor?
5000 km uzaklıktan beyin ameliyatı yapılabilen bir dönemde , atomdan küçük maddeleri ışık hızında çarpıştıran bilim neden kafada saç çıkartamıyor? Kendi fikirlerimi yazdım.
Benim düşüncem yeni doğan bir bebeğin saçı yokken(aynı zamanda kafatası büyükken) birkaç yıl sonra(kafatası küçülür) tamamen saçlarını kazanmasını sağlayan mekanizmayı kendi üzerimizde sağlarsak bizim de saçlarımız çıkar.
1- Çok güzel bir piyasa var saçları dökülen herkes binlerce lira saçmaya hazır. İlaç şirketlerinin bilerek çıkarmadığı düşüncesine katılmıyorum çünkü çözümü bulan kişi ertesi gün dünyanın en zengini olacak.
2- İlaç denemeleri çok pahalı ve zahmetli. Milyarlarca dolar para ve FDA onayı için 500.000 sayfalık bir hazırlık gerekiyor. Çoğu çalışma sonuçsuz çıktığı için tercih edilen bir alan değil.
3- Bulunan etken özel ve yeni olmalı. Patenti kendilerine ait olmalı ki diğer ilaç firmaları aynı ürünü çıkartamasın.
4- Faz denemeleri çok uzun sürüyor. İşe yarar bir etken bulunsa bile 10-15 yıl zaman lazım.
5- Yanlış yere odaklanıyorlar. Kalsifikasyon, fibrozis veya kronik iltihap yerine başka yerlere odaklanıyorlar. İki tane FDA onayı alan ilacın da yanlışlıkla işe yaradığı biliniyor.
6- Umursanmıyor. Hemen hemen bütün erkekler saç dökülmesi yaşıyor ama sadece 20'li yaşlarında kellikle uğraşanlar kafaya takıyor.
7- Evrimsel açıdan önemi yok. Binlerce yıldır kellik var ama kadınlar kel olan erkeklerle de birlikte oluyor.
8- Yanetkiler. AGA sorununu tamamen bitirecek bir ilaç kanser yaparsa kim kullanır ki ?

Çaylar
Demir emilimini düşürdüğünü unutmayın 2 bardaktan fazla içmeyin.
Yeşilçay ,DHT düşürüyor saç dökülmesinde en çok kullanılan çay
Nane çayı testosteron düşürüyor, östrojen arttırıyor. Kadınlarda hirşutizm(vücutta kıllanmanın artması) tedavisi için etkili olduğu bulunmuş.
Bunların dışında papatya, atkuyruğu, biberiye,ısırgan gibi çaylar da bazı mekanizmalara etki ediyor ama muhtemelen saç dökülmesi için yeterince etkili değiller.

Seboreik Dermatit
5 yıl süren seboreik dermatit belasından nasıl kurtuldum? Onlarca şampuan kullandım. Birsürü dermatoloğa, profesöre gittim. En iyi ihtimalle 2-3 ay kurtuldum sonra geri geldi.İlk olarak hayatımdan şekeri, gluteni ve sütü çıkardım. Daha probiyotik beslenmeye başladım. Ketokonozal içerikli şampuanları bıraktım saç derisini çok kurutuyorlardı yine medikal şampuan Loprox kullanmaya başladım. İnflamasyonu azaltmak için Devedikeni kapsülü kullanmaya başladım ve bir şey daha dikkatimi çekti yazın denize girdiğim zamanlar saç derim daha sağlıklı oluyordu bunu düşünerek iyot takviyesi almaya başladım. 2 ay düzenli uyguladıktan sonra Loprox şampuanı ve devedikenini bıraktım, iyot hala kullanıyorum. 1 yıla yakındır hiç seberoik dermatit yaşamadım.


Şampuanlar

Eğer saçlı derinizde kepek,yağlanma gibi sorunlar yoksa hiç şampuan veya krem kullanmayın(kullandığımızdan deri sorunları yaşıyoruz ya zaten). Sadece su ile yıkayın. 2 hafta sonra yağlanma sorunu yaşamamaya başlayacaksınız. Şampuandan kimsenin bir beklentisi olmasın. Kalitesiz şampuanlar saç derimize zarar verebilir. Ben kafeinli bir şampuan kullanıyorum etkisi de umrumda değil kafein etkili ama deriye ne kadar geçer 3 dakikada bilinmiyor. Ketokonazol içerikli şampuanlar AGA'da işe yarıyor ama saç derisini çok kuruttuğu  ve saçı yıprattığı için kullanmıyorum. Haftada en fazla 2 kere kullanılmalı.
Paraben spermleri öldürüyor.[13]

Neden Finasteride yerine Dutasteride kullanıyorum?
Öncelikle DHT suçlu değil ama düşürürsek daha hızlı etki aldığımız gerçek.
1- Daha etkili olduğu kanıtlanmış. Finasteride japonlar için iyi çalışıyor ama diğer ırklar o kadar şanslı değil.
2- Propecia(1mg) çok pahalı(200+ TL)
3- Proscar(5mg) 4'e bölmek zor ,küçük bir  hap. Her seferinde farklı bir doz alıyorsun. Açıkta kalan hapların etkinliği düşüyor mu bilinmiyor.
4- Yarılanma süresi kısa her gün aynı saatte alınmalı.
5- Yabancı forumlarda finasteride'den etki alamayıp dutasteride geçen insanların yanetki oranında büyük bir düşüş yaşadığını okudum. Mantıken çok saçma geldi, daha fazla DHT düşerse daha fazla yanetki yaşamalıydın. Ama yine de forumdakilere güvendim ve bu  benim psikolojimi de etkiledi muhtemelen , finasteride bırakıp dutasteride'e geçiş yaptım. Sonra bununla ilgili şu kaynakları buldum. Finasteride gibi bazı çalışmalarda dutasteride ile tedavi edilen hastalarda bildirilen advers olay oranları zamanla iyileşmiştir. Finasteride hormon dalgalanması yaparken dutasteride'nin buna kıyasla daha stabil olduğunu düşünüyorum ve bence asıl yanetki sebebi DHT'nin düşmesinden ziyade sürekli DHT seviyesinin değişmesi. Yine de AGA için Finasteride onaylıdır unutmayın.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5023004/#B38      (https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12639651/)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5023004/#B48      (https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15072886/)
6- 3 günde bir alıyorum , hapı aldığım aklıma bile gelmiyor.

Spor ve Saç Dökülmesi
Kendimizi çok zorlamadığımız taktirde faydası var. Ek bir sporcu besini kesinlikle kullanılmamalı (zamanında aklınıza gelebilecek bütün destekleri kullandım). Kreatin DHT seviyesini %56 arttırır[14].Eğer AGA yaşıyorsanız fazla DHT fazla saç dökülmesi demek. Yaşamıyorsanız steroid havuzunda da yüzseniz saçlarınız dökülmez.

Kaynaklar
1- Rossi A, Mari E, Scarno M, vd. Erkek androjenetik alopeside finasterid ile Serenoa repens'in karşılaştırmalı etkinliği  : iki yıllık bir çalışma. Int J Immunopathol Pharmacol. 2012; 25: 1167–73.
2- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24864154/
3- https://www.oatext.com/Long-term-(10-year)-efficacy-of-finasteride-in-523-Japanese-men-with-androgenetic-alopecia.php#gsc.tab=0
4- http://www.regrowth.com/remedies/phase-ii-fda-hair-loss-study-results-for-avodart-dutasteride/
5- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24898559/
6- https://clinicaltrials.gov/ct2/show/results/NCT01231607?show_locs=Y&view=results#outcome1
7- https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJM199909023411001
8- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2147469/
9- https://www.semanticscholar.org/paper/Follicular-regrowth-with-5-?-reductase-inhibitor-or-Uno-Obana/0050ce476d09042549b0fa71ac28bef3787894a0
10- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3319975/
11- https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0174336
12- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5023004/
13- https://www.unboundmedicine.com/medline/citation/19007877/Parabens_in_male_infertility_is_there_a_mitochondrial_connection
14- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19741313/

----UYARI----
Bu yazılar bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. İnternetteki bilgilere dayanılarak yapılan bilinçsiz uygulamalar ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Lütfen tedavinizin yönetilmesi için bir hekime başvurunuz.
----UYARI----

Dutasteride 3 günde 1
2000 iu Vit D
Polen, keçiboynuzu ve karadut özü(Takviye kullanmayın)
Magnezyum ve iyot
Kılavuzdaki diğer şeyler
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18975.0

Kıvanç Saçlıtuğ

  • Full Member
  • ***
  • İleti: 230
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2021, 22:13:58 »
Eline koluna sağlık hocam bi kahvede birinci bölümü bitirdim çok akıcı yazmışsın valla kitap gibi sarıyor.  :)
finasterid 1.25mg (4/7)
ru58841 30mg
masaj (30-45dk)
bazen; d3k2
keyfi; yeşil çay ve kabak çekirdeği
iğneleme (1/7)
konozol (2/7)
sebamed antihairloss (günlük≌gün aşırı)

Farques

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 270
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #4 : 07 Ocak 2021, 22:20:12 »
Oralminoxidil, araştırmayı seven bilgili bir tıp öğrencisi arkadaşımızdır, kendisi zamanında bana çok faydalı bilgiler verdi, tekrar buradan teşekkür ediyorum.

Çok faydalı bir konu olmuş, sayesinde şimdi de demir eksikliğimi araştırarak kafayı yiyeceğim. :D
Dr. Serkan AYGIN (Halil Bey) | Greft: 4535 | Yaş: 28 | 09.12.2020
www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18122.0

Propecia
Prozinc Plus
Dermastamp (Vertex)
______
HP Biotin
Vitagil D3
Venatura B12
Venatura Folik Asit
Ocean Plus Omega 3
Ocean Plus Extramag
Hint Yağı & Karadut Özü & Keçiboynuzu Özü

Armaan

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 311
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #5 : 07 Ocak 2021, 22:44:09 »
Valla bayağı iyi yazmışsın. Sabitlenmeli bu başlık bence.
Masaj demişken saç derisinde sertleşme olanlar videodaki gibi masaj yapın kesinlikle ben 5-6 gündür yapmama rağmen ciddi anlamda yumuşama var eskiye oranla. Faydası olurmu  ilerleyen zamanlar da görecz.
Mewing olayını da tavsiye ederim
« Son Düzenleme: 07 Ocak 2021, 22:53:55 Gönderen: Armaan »

M.ali32(şükrederek yasıyorum )

  • Hedef Az ama Devamlı Tedavi saç yapıyım derken kaş çıkarmadan
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 611
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #6 : 07 Ocak 2021, 22:46:31 »
Bazı konularında farklı dusunmemize ragmen yapılan emege  saygı duyup cok guzel ve saglam bilgileride paylasmıssın bu yuzden    tesekkur ediyorum oral minoxidilci arkadasım  GUZEL BİLGİLER GUZEL
Finasterid 0.75mg Hergün 
Bioxin ForteSarımsaklı Samp +Nizoral
Biberiye +Hint+Zeytiyagı+cam Terabendi Yagı Vitamin Kompleksi
 Haftada 3 gun spor +Dusta   Masaj +Dermoreller 2/ay
 Haftada 2 gun Dvitamin                                   
  Sabır Şükür Zaman.. .

Xethmoid

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 362
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #7 : 07 Ocak 2021, 23:04:16 »
Adam vallahi adam. Sabitlenmesi lazım bence de
Xpecia (x2)
Bal kabağı çekirdeği yağı kapsülü (1x1380mg)
B. Minoxidil şakaklar (her akşam 2+3)
Minoxil Forte (x2 tepe)
Yeşilçay (x1)
Ketoral şampuan (haftada 1)
Bioxcin Forte 2 güne 1
Selfit Mg & vit D (200mg & 2.5mcg)

Tedavi sürecim;
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=17730

Kayser Soze

  • Full Member
  • ***
  • İleti: 248
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #8 : 07 Ocak 2021, 23:10:20 »
Eline sağlık.
Çok dikkatli ve bir seferde okudum. Gözlerim ağrıdı :)

Shelby

  • Kel Oğlan
  • *
  • İleti: 17
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #9 : 07 Ocak 2021, 23:46:38 »
Okurken saçım çıktı.

Eline sağlık. Seviyorum böyle konuları.

oralminoxidil

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 625
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #10 : 08 Ocak 2021, 00:00:25 »
Teşekkür ederim herkese

Dutasteride 3 günde 1
2000 iu Vit D
Polen, keçiboynuzu ve karadut özü(Takviye kullanmayın)
Magnezyum ve iyot
Kılavuzdaki diğer şeyler
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18975.0

DeanPicot

  • Jr. Member
  • **
  • İleti: 63
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #11 : 08 Ocak 2021, 00:03:28 »
Emeğinize sağlık bir solukta okudum her konuda bilgilendirici bir yazı olmuş

kafamdakentseldönüşümler

  • Full Member
  • ***
  • İleti: 183
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #12 : 08 Ocak 2021, 00:21:49 »
Belli bir kısmını okudum yarın hepsini okuyacağım tabii yorumunuzuda katmışsınız bazılarına katıldım bazılarına katılmadım ama çok fazla emek vermişsiniz özellikle bir çok kaynaktan çalışma yapmanız süper olmuş. Baya mükemmel çok bayıldım şu vitamin eksikleri tioid kısmıni görünce de geçenlerde test yaptırmıştım ben sonuçlara bakiyodum ama meğersem daha çıkmamış sonuçlar daha onceden yaptırdığım sonuçlarmıs baktığım tiroid hormonum şöyle çıktı sizce doktora tekrar görünmeli miyim çok abartı bir şey görmedim ama (Test sonuclarına kan verdikten sonra e nabızdan baktım )

oralminoxidil

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 625
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #13 : 08 Ocak 2021, 00:33:40 »
Belli bir kısmını okudum yarın hepsini okuyacağım tabii yorumunuzuda katmışsınız bazılarına katıldım bazılarına katılmadım ama çok fazla emek vermişsiniz özellikle bir çok kaynaktan çalışma yapmanız süper olmuş. Baya mükemmel çok bayıldım şu vitamin eksikleri tioid kısmıni görünce de geçenlerde test yaptırmıştım ben sonuçlara bakiyodum ama meğersem daha çıkmamış sonuçlar daha onceden yaptırdığım sonuçlarmıs baktığım tiroid hormonum şöyle çıktı sizce doktora tekrar görünmeli miyim çok abartı bir şey görmedim ama (Test sonuclarına kan verdikten sonra e nabızdan baktım )


Yazıda da belirttiğim gibi bütün tiroid sonuçları normal olsa bile hücresel hipotiroidi yaşıyor olabilirsiniz, ki sizin değerleriniz normal değil doktor muhtemelen önemsemez özellikle belirtin bence

Dutasteride 3 günde 1
2000 iu Vit D
Polen, keçiboynuzu ve karadut özü(Takviye kullanmayın)
Magnezyum ve iyot
Kılavuzdaki diğer şeyler
https://www.sacekimisonuclari.com/index.php?topic=18975.0

kafamdakentseldönüşümler

  • Full Member
  • ***
  • İleti: 183
Ynt: Genetik Saç Dökülmesi (AGA) Kılavuzu
« Yanıtla #14 : 08 Ocak 2021, 00:37:25 »

Yazıda da belirttiğim gibi bütün tiroid sonuçları normal olsa bile hücresel hipotiroidi yaşıyor olabilirsiniz, ki sizin değerleriniz normal değil doktor muhtemelen önemsemez özellikle belirtin bence
Teşekkürler, bu arada yazı yukarı sabitlenir umarım içeriği yoğun güzel bir yazı olmuş tebrikler.

 

Facebook Twitter Instagram